Özet: Sis Perdesi Aralanırken

2025 yılının son çeyreği, sermaye piyasaları açısından tarihsel bir “bekle-gör” dönemine, stratejik bir sıkışmaya ve nihayetinde makroekonomik paradigmaların yeniden tanımlandığı bir dönüşüm sürecine sahne oldu. Kasım ve Aralık aylarında teknikpiyasa.com.tr okuyucuları için kaleme aldığımız strateji raporlarında ısrarla vurguladığımız “stratejik karar anı”, 2026 yılının ilk haftası itibarıyla yerini belirgin, hacimli ve momentumlu bir yön tayinine bırakıyor ve Kasım ayında 10.800 puan seviyelerinde “siper savaşı” veren ve yön arayışında olan Borsa İstanbul (BIST 100), Aralık ayındaki kritik Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı ve netleşen asgari ücret politikasıyla birlikte, teknik analiz literatüründe “Trend Değişimi” olarak adlandırılan o kritik eşiği aşmış gözüküyor.

Bu yazıda Kasım ve Aralık aylarındaki projeksiyonlarımızın gerçekleşme durumunu en ince detayına kadar muhasebeleştirecek, mevcut “Ocak Etkisi” (January Effect) dinamiklerini davranışsal finans ve ekonometrik veriler ışığında inceleyecek ve en önemlisi, GREENT indikatörü ile 200 SMA’nın verdiği güncel sinyallerle 2026 yılının ilk çeyreğine ışık tutmaya çalışacağız.

4 Ocak 2026 itibarıyla önümüzde duran tablo; 2 Ocak kapanışında %2,10’luk bir yükselişle 11.498,38 puana ulaşan, Dolar bazında ise uzun süredir “Demir Perde” olarak nitelendirdiğimiz 200 günlük Basit Hareketli Ortalama’nın (SMA) üzerine atan bir endeks görünümüdür. Türkiye ekonomisinin yüksek faiz sarmalından kontrollü gevşeme (easing) döngüsüne geçişi, Borsa İstanbul için sadece bir fiyat hareketi değil, bir “yeniden derecelendirme” (re-rating) hikayesinin başlangıcıdır.

BÖLÜM 1: GEÇMİŞİN MUHASEBESİ VE STRATEJİK DOĞRULAMA

Geleceği inşa etmek, geçmişin verilerini ve yapılan analizlerin tutarlılığını objektif bir zeminde değerlendirmekle mümkündür. Kasım ve Aralık 2025 dönemlerinde yayımladığımız raporlar, piyasanın içinde bulunduğu psikolojik ve teknik ikilemleri (dichotomy) analiz etmiş ve bugün yaşanan kırılımın ayak seslerini duymamızı sağlamıştır.

1.1. Kasım 2025 Analizi: “İllüzyon ve Gerçek Arasında Bir Sıkışma”

Kasım ayı başında yayımladığımız (Bkz: Kasım-2025.pdf) raporda, piyasanın iki farklı gerçeklik arasında sıkıştığına ve bu durumun yatırımcı davranışlarında ciddi bir kafa karışıklığı yarattığına dikkat çekmiştik. Bu dönemde yaptığımız tespitler ve gerçekleşmeler şu şekilde özetlenebilir:

  1. TL İllüzyonu ve Yerel Yatırımcının Sığınağı

Kasım ayı raporumuzda, BIST 100 endeksinin TL bazlı grafiklerinde fiyatın 200 günlük SMA’nın (o dönemde 10.150-10.200 bandı) üzerinde seyretmesinin, teknik olarak “Boğa Piyasası”nın devam ettiğine dair bir sinyal ürettiğini belirtmiştik. Ancak, bu yükselişin veya tutunuşun, şirket kârlılıklarındaki reel büyümeden ziyade, yüksek enflasyon ortamında paranın değerini koruma güdüsüyle hareket eden yerel yatırımcının yarattığı bir “Enflasyon İllüzyonu” olabileceği uyarısında bulunmuştuk.

Raporda, GREENT indikatörünün 10.797 seviyesindeki mavi destek çizgisi, “savunulması gereken son kale” olarak tanımlanmıştı. Gerçekleşen piyasa verileri incelendiğinde, endeksin Kasım ayı boyunca bu seviyeyi defalarca test ettiği, gün içi sarkmalar yaşasa bile kapanış bazında bu desteğin üzerinde kalarak bir “ayı tuzağı” (bear trap) oluşturduğu görülmüştür. Bu durum, teknik analiz modülümüzün destek tespitindeki hassasiyetini kanıtlamış ve 10.640 seviyesine doğru olası bir çöküş senaryosunun, alıcıların iştahıyla engellendiğini göstermiştir.

  1. Dolar Bazlı “Kırmızı Bayrak” ve Yabancı Çıkışı

Kasım ayı raporunun en can alıcı tespiti, TL grafiklerinin aksine Dolar bazlı grafiklerin “acı gerçeği” fısıldamasıydı. Kasım ayı itibarıyla endeks, 258,89 USD seviyelerine gerileyerek, küresel fon yöneticileri için “yatırım yapılabilir” ile “spekülatif” varlık arasındaki sınırı belirleyen 260-262 USD (200 Günlük SMA) bandının altına sarkmıştı. Bu teknik kırılımı, uluslararası sermaye girişinin duraksaması ve “akıllı para”nın kenara çekilmesi olarak yorumlamıştık.

Nitekim Kasım ayı ve Aralık ayının ilk yarısı boyunca endeks, Dolar bazında bu 262 USD direncinin altında baskılanmaya devam etmiş, tepki yükselişleri bu “betonarme dirençten” satış yemiştir. Bu durum, raporumuzdaki “Teknik Ayrışma” (Divergence) tezini doğrulamış; piyasanın makroekonomik bir hikaye (faiz indirimi veya not artışı gibi) gelmeden bu seviyeyi aşamayacağını göstermiştir. Yabancı takas oranının %36,6 seviyelerinde patinaj yapması, bu teknik bariyerin temel analizdeki yansıması olmuştur.

1.2. Aralık 2025 Analizi: “Makro Sıkışma ve Karar Anı”

Aralık ayı raporumuzda (Bkz: Aralık-2025.pdf), teknik sıkışmanın sonuna gelindiğini ve piyasanın yönünü tayin edecek üç ana makroekonomik katalizörün masada olduğunu belirtmiştik: Asgari Ücret Belirsizliği, TCMB’nin Faiz Kararı ve Küresel Risk İştahı (Fed).

  1. TCMB Faiz Kararı: Beklenen Pivot ve Bankacılık Rallisi

Raporumuzda, TCMB’nin olası bir faiz indiriminin (pivot), özellikle Bankacılık Endeksi (XBANK) için “roket yakıtı” etkisi yaratacağını öngörmüştük. Piyasa konsensüsü temkinli bir duruş veya sınırlı bir indirim beklerken, 11 Aralık 2025 tarihinde gerçekleşen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında TCMB, politika faizini 150 baz puan indirerek %39,5’ten %38 seviyesine çekmiştir.

Bu karar, raporumuzdaki “Oyun Değiştirici” senaryosunu tetiklemiştir. Merkez Bankası’nın enflasyondaki katılık risklerine rağmen büyümeyi destekleyici bir adım atması, bankaların elindeki tahvil portföylerinin değerlenmesini sağlamış ve net faiz marjlarındaki iyileşme beklentisini satın alan yabancı yatırımcıyı piyasaya çekmiştir. Aralık ayının ikinci yarısında bankacılık hisseleri öncülüğünde başlayan hareket, endeksin 11.000 puan üzerindeki kalıcılığını sağlayan ana faktör olmuştur.

  1. Asgari Ücret Dengesi: Enflasyonist Sarmal Korkusunun Bitişi

Aralık ayı boyunca piyasanın üzerinde Demokles’in Kılıcı gibi sallanan en büyük risk, popülist bir asgari ücret zammı ihtimaliydi. Sanayi sektörü, %40-50 bandındaki olası bir zammın maliyetleri yönetilemez hale getireceğinden endişe ediyordu. Raporumuzda, %30 civarındaki bir artışın “piyasa dostu” olacağını belirtmiştik.

23 Aralık 2025 tarihinde Asgari Ücret Tespit Komisyonu ve hükümet tarafından açıklanan karar, net asgari ücreti %27 artışla 28.075,50 TL (Brüt 33.030 TL) olarak belirlemiştir. Bu oran, piyasanın korktuğu senaryonun gerçekleşmediğini, mali disiplinin ve dezenflasyon hedefinin (OVP ile uyumlu) korunduğunu teyit etmiştir. Bu gelişme, sanayi sektörü üzerindeki baskıyı hafifletmiş ve genel piyasa risk iştahını desteklemiştir.

  1. Fed Etkisi ve Küresel Rüzgar

ABD Merkez Bankası (Fed), Aralık ayındaki toplantısında politika faizini beklentiler dahilinde 25 baz puan indirerek %3,50-%3,75 aralığına çekmiştir.10 Fed’in 2026 yılı için de faiz indirimlerine devam edeceği sinyalini vermesi (Dot Plot), gelişmekte olan piyasalara (Emerging Markets – EM) yönelik fon akışını destekleyen dışsal bir faktör olmuştur. BIST 100, bu küresel likidite dalgasından payını almaya başlamıştır.

Özetle, Kasım ve Aralık aylarındaki analizlerimiz, piyasanın teknik olarak nerede zorlanacağını (262 USD), nerede tutunacağını (10.800 TL) ve hangi haber akışıyla (Faiz & Asgari Ücret) yön değiştireceğini yüksek isabetle öngörmüştür. Şimdi, bu temeller üzerine inşa edilen Ocak 2026 projeksiyonuna odaklanma zamanıdır.

BÖLÜM 2: MAKROEKONOMİK DÖNÜŞÜM VE PİYASA ALGISI (OCAK 2026)

2026 yılının ilk işlem günlerine girerken, Türkiye ekonomisi ve Borsa İstanbul, son iki yılın “sıkılaşma ve acı reçete” döneminden, “kontrollü gevşeme ve meyve toplama” dönemine geçiş yapmaktadır. 2 Ocak 2026 Cuma günü kapanışı itibarıyla endeksin 11.498,38 puan seviyesine ulaşması, bu dönüşümün fiyatlara yansımasıdır.

2.1. Faiz Paradoksu ve Yerli Yatırımcının Dönüşü

2024 ve 2025 yılları boyunca Borsa İstanbul’un en büyük rakibi, %50’lere varan risksiz getiri sunan mevduat faizleri ve Para Piyasası Fonları idi. Ancak TCMB’nin politika faizini %38’e çekmesiyle birlikte, bu denklem değişmeye başlamıştır.

  • Alternatif Maliyetin Düşüşü: Mevduat faizlerinin %38 ve altına doğru gevşemesi, tasarruf sahipleri için “reel getiri” arayışını yeniden canlandırmıştır. Yıllık enflasyonun %31,07 seviyesinde gerçekleştiği bir ortamda, mevduatın sunduğu reel getiri marjı daralmaktadır. Bu durum, özellikle hanehalkının portföylerinde hisse senedi ağırlığını artırması için güçlü bir motivasyon oluşturmaktadır.
  • Likidite Kayması: Ocak ayı, vadeli mevduat dönüşlerinin yoğun olduğu bir aydır. Faizlerdeki düşüş trendini gören yatırımcıların, vadesi dolan mevduatlarını yenilemek yerine, temettü verimi yüksek veya büyüme potansiyeli olan hisse senetlerine yönlendirmesi beklenmektedir. Borsa İstanbul’daki işlem hacminin 2 Ocak itibarıyla 115,9 milyar TL seviyesine ulaşması, bu likidite geçişinin başladığının sinyalidir.

2.2. Enflasyon Dinamikleri ve Şirket Kârlılıkları

TÜİK verilerine göre Kasım 2025 yıllık enflasyonu %31,07 olarak açıklanmıştır. Aralık ayı beklentileri de %31 bandında şekillenmiştir. Ancak 2026’nın ilk çeyreği için piyasa iki farklı etkiyi fiyatlamaktadır:

  1. Maliyet Enflasyonu (Cost-Push): Asgari ücretteki %27’lik artış ve yılbaşı vergi ayarlamaları, Ocak ve Şubat aylarında aylık enflasyonda geçici bir yükseliş (spike) yaratabilir. Bu durum, perakende ve hizmet sektöründeki şirketlerin cirolarını (fiyat artışları yoluyla) desteklerken, kâr marjları üzerinde baskı oluşturabilir.
  2. Baz Etkisi ve Dezenflasyon: Yılın ikinci çeyreğinden itibaren enflasyonun baz etkisiyle sert bir düşüş eğilimine girmesi ve TCMB’nin 2026 yıl sonu hedefi olan %13-%19 aralığına yakınsaması beklenmektedir.15 Bu senaryo, şirketlerin finansman maliyetlerinin düşmesini ve değerlemelerde kullanılan iskonto oranlarının aşağı çekilmesini sağlayarak hedef fiyatları yukarı taşıyacaktır.

2.3. Yabancı Yatırımcı: “Sıcak Para”dan “Kalıcı Sermaye”ye Geçiş

Yabancı takas oranı, 2025 yılı boyunca %36-37 bandında sıkışıp kalmıştı. Ancak Ocak 2026 itibarıyla bu cephede de bir hareketlenme gözlemlenmektedir.

  • Risk İştahı: Türkiye’nin CDS primlerinin düşmesi ve kredi derecelendirme kuruluşlarından (Moody’s, S&P, Fitch) beklenen not artışları, yabancı fonların Türkiye’ye bakışını değiştirmektedir. Özellikle bankacılık sektöründeki yabancı girişleri, hedge fonların (sıcak para) ötesinde, uzun vadeli (long-only) fonların da pozisyon almaya başladığını düşündürmektedir.
  • Swap Kanalları ve Tahvil İlgisi: Yabancı yatırımcı, sadece hisse senedi değil, faiz indirim sürecinde değer kazanacak olan devlet tahvillerine (DİBS) de ilgi göstermektedir. Bu girişler, döviz kurunun (USD/TRY ~43,03) stabil kalmasını sağlayarak borsa için öngörülebilir bir zemin yaratmaktadır.

BÖLÜM 3: DETAYLI TEKNİK ANALİZ VE PROJEKSİYON (OCAK 2026)

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Makroekonomik verilerin çizdiği iyimser tabloyu, teknik grafiklerin diliyle doğrulamak ve stratejik seviyeleri belirlemek bu raporun temel amacıdır. Kullanıcının sağladığı GREENT indikatörü ve 200 SMA verileri, bu noktada bize eşsiz bir yol haritası sunmaktadır.

3.1. Dolar Bazlı Görünüm (XU100/USDTRY): “Kutsal Kase”nin Fethi

Analizimizin en kritik bölümü, küresel sermayenin referans aldığı Dolar bazlı grafiktir. Kasım ayında “Kırmızı Bayrak” olarak işaretlediğimiz 200 günlük SMA’nın durumu, Ocak ayında tamamen değişmiştir.

  • Mevcut Durum ve Kırılım: 2 Ocak 2026 itibarıyla endeks kapanışı 11.498 TL, Dolar/TL kuru ise yaklaşık 43,03 seviyesindedir. Bu veriler ışığında Dolar bazlı endeks değeri ~267,2 USD seviyesine tekabül etmektedir.
  • 200 SMA Zaferi: Grafiklerimizde (Görsel 4) 260-262 USD bandından geçen 200 günlük hareketli ortalama, Ocak ayının ilk haftasında yukarı yönlü, hacimli bir bar ile kırılmıştır. Teknik analizde bir varlığın 200 SMA üzerine çıkması ve orada kapanış yapması, “Ayı Piyasası”nın (Bear Market) sona erdiği ve “Boğa Piyasası”nın (Bull Market) başladığının en güçlü teyididir.
  • GREENT Sinyalleri ve Hedefler:
    • Trend Değişimi: Fiyatın GREENT indikatörünün mor ve mavi destek bantlarının üzerine atması, “Step-Down” (düşüş merdiveni) yapısının bozulduğunu ve “Step-Up” (yükseliş merdiveni) formasyonunun başladığını göstermektedir.
    • İlk Hedef (Direnç): Fiyatın önündeki ilk ciddi teknik engel, daha önce (Ağustos 2025) satış yediği 280-285 USD bandıdır. Bu seviye, GREENT indikatörünün üst kırmızı/turuncu direnç kanalıdır.
    • Ana Hedef: Eğer 285 USD seviyesi hacimli geçilirse, formasyon hedefi olarak Ağustos 2025 zirvesi olan 297 USD (yaklaşık 3 cent psikolojik direnci) ve orta vadede 2024 zirvesi olan 344 USD hedefe girecektir.
  • Stratejik Destek (Stop-Loss): Artık 260-262 USD bandı, piyasanın “ana omurgası”dır. Bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece her geri çekilme bir alım fırsatı (pullback) olarak değerlendirilmelidir. Ancak bu seviyenin altına inilmesi, “boğa tuzağı” (bull trap) riskini doğuracağı için stop-loss olarak izlenmelidir.

3.2. TL Bazlı Görünüm (XU100): Zirveye Yolculuk ve Kanal Katlama

TL bazlı grafikler (Görsel 1 ve 2), yerel para birimindeki değer kaybından arındırılmış reel bir yükselişin sinyallerini vermektedir.

  • Dirençlerin Aşılması: Kasım ayında endeksi baskılayan 11.050 ve 11.160 ara dirençleri, Aralık sonu ve Ocak başı itibarıyla aşılmıştır. Fiyat şu anda GREENT indikatörünün önceki zirve direnci olan 11.511 seviyesini (Görsel 1’deki en üst kırmızı bant) test etmektedir. 11.498 kapanışı, bu direncin “kapısının çalındığını” göstermektedir.
  • Formasyon Hedefleri:
    • Kısa Vade: 11.511 seviyesinin üzerinde gerçekleşecek 2 günlük kapanış, endeksi hızla teknik formasyon hedefi olan 12.000 – 12.200 bandına (yükselen kanal üst bandı) taşıyacaktır.
    • Orta Vade: 2026 yılı enflasyon beklentileri ve büyüme projeksiyonları (GSYH büyümesi %3,5 beklentisi) modele dahil edildiğinde, yılın ilk yarısı için 13.500 – 14.000 puan aralığı makul bir hedef olarak öne çıkmaktadır.
  • Destek Yapısı: Olası kâr realizasyonlarında, kırılan dirençlerin desteğe dönüşmesi prensibiyle 11.250 ve 11.100 seviyeleri takip edilmelidir. Ana trend desteği olan 200 günlük SMA ise fiyatın oldukça altında, 10.400’lü seviyelerde kalarak, olası bir çöküşte “paraşüt” görevi görecektir.

BÖLÜM 4: OCAK ETKİSİ VE DAVRANIŞSAL FİNANS

Piyasa analistlerinin sıkça atıfta bulunduğu, akademik literatürde de yeri olan “Ocak Etkisi” (January Effect), Borsa İstanbul’un 2026 performansında belirleyici bir rol oynayacaktır.

4.1. Nedir ve Neden Önemlidir?

Ocak Etkisi, hisse senetlerinin (özellikle küçük ölçekli şirketlerin) Ocak ayında diğer aylara göre daha yüksek getiri sağlama eğilimidir. Bunun temel nedenleri şunlardır:

  • Vergi Kaynaklı Satışların Dönüşü: Yıl sonunda vergi avantajı sağlamak veya portföy temizliği (window dressing) yapmak amacıyla satılan hisselerin, Ocak ayında tekrar yerine konulması.
  • Yeni Yıl Psikolojisi: Yatırımcıların yeni yıla iyimser bir başlangıç yapma isteği ve yıllık bonusların/primlerin piyasaya girmesi.

4.2. Borsa İstanbul’da Tarihsel Veriler

Yapılan akademik çalışmalar, Borsa İstanbul’da Ocak ayı getiri ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde pozitif olduğunu göstermektedir. Örneğin, 2010-2024 verileri incelendiğinde, Ocak aylarının çoğunda endeksin pozitif kapattığı görülmüştür. Ancak 2020-2024 döneminde volatilite artmış olsa da, 2026 yılındaki makroekonomik pivot (faiz indirimi), bu etkinin pozitif yönlü çalışması için mükemmel bir zemin hazırlamaktadır.

2026 Ocak ayında bu etkinin daha güçlü hissedilmesinin nedenleri:

  1. Baz Etkisi: 2025 yılı genelinde baskılanan hisse fiyatları, değerleme açısından cazip seviyelerdedir (F/K oranlarının tarihsel ortalamaların altında olması).
  2. Faiz İtici Gücü: Geçmiş yıllardan farklı olarak, bu Ocak ayında faizlerin düşüş trendinde olması, risksiz getiriden kaçan paranın “adres arayışını” hızlandırmaktadır.

BÖLÜM 5: SEKTÖREL STRATEJİLER VE AYRIŞMA DİNAMİKLERİ

Endeksin 11.500 seviyelerine ulaşması, her hissenin yükseleceği anlamına gelmemektedir. 2026 Ocak stratejisinde “Seçici Olmak” hayati önem taşır.

5.1. Bankacılık (XBANK) – Portföyün Lokomotifi

Strateji: Ağırlık Artır (Overweight)

TCMB’nin faiz indirim döngüsü, bankalar için iki yönlü bir kazanç kapısıdır:

  1. Fonlama Maliyeti: Mevduat faizlerinin düşmesi, bankaların kaynak maliyetini azaltarak kredi-mevduat makasını (spread) banka lehine açmaktadır.
  2. Tahvil Portföyü: Bankaların bilançolarında tuttuğu yüksek miktardaki devlet tahvilleri (DİBS), faizler düştükçe değer kazanmakta (mark-to-market), bu da banka kârlılıklarına “değerleme kârı” olarak yansımaktadır.

Öne Çıkanlar: Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası ve Yapı Kredi gibi yabancı ilgisinin yüksek olduğu, likit ve sermaye yeterliliği güçlü bankalar.

5.2. Holdingler – Dengeli Büyüme ve İskonto

Strateji: TUT / Ekle

Koç Holding, Sabancı Holding gibi devler, Net Aktif Değerlerine (NAD) göre tarihsel iskontolarla işlem görmektedir. Bankacılık iştiraklerinden gelecek kâr artışı ve sanayi iştiraklerinin ihracat gücü, holdingleri dengeli bir “güvenli liman” yapmaktadır. Ayrıca olası not artışları, doğrudan bu holdinglerin borçlanma maliyetlerini düşürecektir.

5.3. Perakende ve Teknoloji – Enflasyon ve Büyüme

Strateji: Seçici Alım

  • Perakende: Asgari ücret zammı, kısa vadede tüketici talebini (harcanabilir geliri artırarak) canlı tutacaktır. Gıda perakendeciliği (BİM, Migros, Şok), nakit yaratma güçleri ve enflasyonu fiyatlara yansıtma kabiliyetleriyle defansif ama kazançlı bir tercihtir.
  • Teknoloji: Küresel yapay zeka rallisi ve faiz indirimlerinin büyüme hisselerine (growth stocks) yaradığı gerçeği, teknoloji ve yazılım şirketlerini cazip kılmaktadır.

5.4. Sanayi – Temkinli Yaklaşım

Strateji: Nötr / İzle

Sanayi sektörü, asgari ücret artışının getirdiği işçilik maliyeti yükü ile ihracat pazarlarındaki (özellikle Avrupa) durgunluk arasında sıkışmış durumdadır. Dolar/TL’nin 43 seviyesinde olması ihracatçıyı bir miktar rahatlatsa da, maliyet enflasyonunu tam olarak karşılayıp karşılamayacağı belirsizdir. Bu nedenle, borçluluğu düşük, katma değerli ihracat yapan şirketler dışında sanayi hisselerinde temkinli olunmalıdır.

BÖLÜM 6: SONUÇ VE EYLEM PLANI (OCAK 2026)

2026 yılına girerken Borsa İstanbul için çizdiğimiz projeksiyon, “korku tünelinden çıkış” ve “rasyonel fiyatlama dönemine giriş” olarak özetlenebilir.

6.1. Temel Çıkarımlar

  • Trend Değişti: Dolar bazında 262 USD (200 SMA) seviyesinin kırılması, piyasanın karakterini değiştirmiştir. Artık “tepki yükselişi” değil, “yeni bir trend” konuşulmaktadır.
  • Makro Destek: Faiz indirimi ve asgari ücretin netleşmesi, belirsizliği ortadan kaldırmıştır. Piyasa belirsizliği sevmez, netliği fiyatlar.
  • Yabancı Dönüyor: Henüz tam gaz olmasa da, öncü yabancı girişleri başlamıştır. Bu, rallinin sürdürülebilirliği için en önemli yakıttır.

6.2. Stratejik Yol Haritası

Kendim için Ocak 2026 ve sonrası için eylem planı şöyle şekilleniyor:

Vade Strateji Hedef Seviyeler Odak Sektörler
Kısa Vade (Ocak) AL / Trendi Sür TL: 12.200

USD: 285 $

Bankacılık, Holding, İletişim
Orta Vade (Q1) Düzeltmelerde Ekle TL: 13.500

USD: 297 $

Gıda Perakende, Teknoloji, Havacılık
Uzun Vade (2026) Portföyü Büyüt TL: 15.000+

USD: 344 $

Enerji, İhracatçı Sanayi, GYO

Önemli Not: Piyasalar asla düz bir çizgide yükselmez. 11.500 – 12.000 yolculuğunda yaşanacak ara düzeltmeler (profit taking), panik sebebi değil, “maliyeti iyileştirme fırsatı” olarak görülmelidir. Ancak, Dolar bazlı 260 USD ve TL bazlı 11.000 seviyeleri, sermaye koruma (stop-loss) sınırları olarak mutlaka ajandada tutulmalıdır.

2026 yılı, 2025’in kayıplarını telafi etme ve reel getiri sağlama yılı olmaya adaydır. Rüzgar artık karşıdan değil, arkadan esmektedir. Yelkenleri buna göre ayarlama zamanı.

YASAL UYARI

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan ve hiçbir şekilde yönlendirici nitelikte olmayan içerik, yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Nuri Bay v4.0

Kendim çiziyor ve kodluyorum çünkü dışarda içine ne kattıkları belli değil...

"falları grafiklerde bakılanlar, siz de işitin"

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Kategoriler

Son Yazılar

Etiketler:

#bist100 #borsa #analiz


Teknik Piyasa sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.